Proenza Schouler ve defilelerinin 1 gün öncesi!

Proenza Schouler defilesinden 24 saat önce neler olduğunu anlatan belgeseli izledim az önce. Daha önce sizlere Sonia Rykiel ve Jean Paul Gaultier defilelerinin öncesini anlatan filmleri anlatmıştım. Bu dvd serisini gerçekten çok sevdim, son 1 tane kaldı, o da Karl Lagerfeld'e ait! Ustayı sona sakladım :)

Tasarımlarını çok beğendiğim ama tasarımcılarını çok da iyi tanımadığım Proenza Schouler'ı daha yakından tanıdım. Bu arada Proenza Schouler'ın telaffuzu nasıl diye insan düşünmeden edemiyor, zaten belgeselde de bundan bahsediliyor. Türkçe okunuşunu yazarak size yardımcı olmaya çalışacağım :) Puroenza Sukulır :)

Markanın 2 tasarımcısı Lazaro Hernandez ve Jack McCollaugh Parsons'da moda tasarımı okumuşlar, ilk sınıftan itibaren hiç ayrılmamışlar. Bitirme koleksiyonlarını da birlikte hazırlamak istemişler, Parsons'da ilk defa böyle birşey kabul edilmiş.  Zaten mezuniyet koleksiyonları inanılmaz başarılı olmuş ve Barney's bu koleksiyon için sipariş vermiş! Üretimi nasıl yaptıracaklarını şaşırmışlar çünkü kumaşlar Lazaro'nun daha önce yanında staj yaptığı Michael Kors'un hediyesiymiş! Jack'in staj yaptığı Marc Jacobs'ın çalıştığı fabrikalarla anlaşarak üretimi yaptırmışlar ve daha sonra ürünleri Amerikan Vogue'da çıkmış. Dergide onların koleksiyonuna ait bir etek McQueen bir üstle kullanılmış örneğin ve bu onları tabii ki çok mutlu etmiş! Başarılı serüvenleri de bu şekilde başlamış...


Bu arada Proenza Schouler, Jack ve Lazaro'nun annelerinin kızlık soyadlarından doğmuş! Annelerini de çekmişlerdi belgeselde ve doğal olarak çok gururlulardı :)

Belgeselde Proenza Schouler'ın 2009 Sonbahar Kış koleksiyonunun defile hazırlıklarını anlatıyordu. Bir önceki koleksiyonları (ilk defa!) çok iyi eleştiriler almamıştı, o yüzden pek stresliydiler. Son dakikada birçok değişiklik yapmaya karar vermişlerdi o yüzden gayet hummalı bir çalışma vardı yeni ofis ve atölyelerinde! Örneğin çanta ve kemerlerin renklerini değiştirmeye karar verdikleri için İtalya'dan gelen bir grup bunları boyayıp kurutmakla meşguldu :)

İkilinin tüm eğitim hayatı birlikte geçtiği için birçok açıdan birbirlerini çok iyi anladıklarını söylüyorlar. Çizimleri bile birbirine çok benziyor, sadece çalışanları ayırabiliyor. Çok titiz çalışıyorlar ve anlaşamadıkları bir şey olduğunda provalar çok uzun sürebiliyor. Örneğin aşağıdaki elbisenin içine tişört giyilip giyilmemesi gerektiğini, kemer olmalı mı olmamalı mı diye uzunca bir süre tartıştılar :)


Koleksiyon hazırlıklarını büyük markalara göre çok daha önceden tamamlamaları gerektiğini anlatıyorlar. Sebebi kumaş üreticilerinin çok adette sipariş veren firmalara öncelik vermesiymiş ama bunun için de ''şimdilik'' diyorlar... Bu arada Valentino grubu geçtiğimiz yıllarda markanın % 45'ini satın almış...

Markanın çanta ve ayakkabıları da bence çok başarılı! 2009 Sonbahar Kış koleksiyonundaki bu çanta da en önemli parçalardan biriydi. Önceki gün bu çantayı boyayıp kurutmak için oldukça emek sarfettiler :)


Yine bir önceki şovda bazı ayakkabıların topukları kırıldığı için onun gerginliğini de yaşıyorlar. Provalar sırasında bir mankenin ayağına uygun ayakkabı kalmadığı için 2 numara küçük gelen ayakkabıya kızın ayağını sokmaya çalışmaları da izlemeye değerdi doğrusu :)

Defileye 3 saat kala sonunda atölyeyi terkedebiliyorlar. Şovun gerçekleşeceği galeriye gittiklerinde güvenlik görevlisi ikiliyi tanımıyor ve gidip kayıt yaptırmalarını istiyor. Güvenlik görevlisini onların şovu olduğuna ikna edip içeriye giriyorlar :)

Defilenin başlamasına 20 dakika kala aşağıdaki elbisenin bel kısmını söküp baştan dikiyorlar! Benim karnıma ağrılar girdi o bölümü izlerken :) derken Anna Wintour, kızıyla birlikte koleksiyonu görmek için backstage'e geliyor. Tasarımları çok beğenmesi Jack ve Lazaro'yu rahatlatıyor ama giderken Marc Jacobs'ın defilesine 5 dakika erken başladığını, onların da geç kalmaması gerektiğini söylemesi ayrı bir stres kaynağı oluyor! :)


Sonuç olarak tabii ki şov çok başarılı bir şekilde tamamlanıyor ve koleksiyon çok beğeniliyor...

Proenza Schouler'ın tarzı Amerikan ama asla klasik değil. Klasik değil ama klas ve kesinlikle çok modern ve havalı. Markayı en çok tercih eden ünlülerin de yeni nesil moda ikonları olmasına şaşmamak gerek!

En çok hoşuma giden şeylerden biri de o kadar koşturmaca ve stres arasında gülmeyi unutmamaları oldu. Esprileriyle her şeyi daha da kolaylaştırdılar sanki...

4 yorum:

MODA CADISI dedi ki...

Ben çok beğeniyorum onları :)

Style Tricks dedi ki...

Cadı'cım ben de aynen bayılıyorum özellikle bu yaz koleksiyonları çok basarılı!

Pinksugarr dedi ki...

ben prouenza şoulır diye okuyordum hahaha :D

*STYLEBOOM* dedi ki...

proenzayi o kadar cok o kadar cok o kadar cok begeniyorumkiii, ah o son koleksiyon zaten ruyalarimda!

Related Posts with Thumbnails