Ve Kazanan Belli Oldu! :)

Urban Outfitters

Londra'dan hediyeler festivali'nin ilk hediyesi sahibini buldu! Pazartesi gününden bu yana blogspot'un tüm teknik aksaklıklarına rağmen yorum üstüne yorum geldi, bu güzelim çantaya benim gibi herkes bayıldı :) ve sonunda kazanan belli oldu!

Şanslı, random.org aracılığıyla belirlendi ve bu harika çanta 49 numaralı yorumun sahibi Masum Kedi'nin oldu! Tebrik ediyorum ve güzel günlerde kullanmasını diliyorum :) Masum kedi bana lütfen adresini mail atar mısın?

Unutmayın önümüzdeki Pazartesi yeni hediyeler burada olacak! İpucu vermekten kendimi alamayacağım :) Bu sefer hediyeler Topshop'ın yeni çıkardığı makyaj serisinden! Topshop, Oxford Street mağazasından geliyorlar, Pazartesi burada sizi bekliyor olacaklar :)


Nişantaşı'nın yeni lüksü: Brandroom!

Lüks department store'ları seviyorsanız, tasarımcı markalarına bayılıyorsanız şimdi bir alternatifiniz daha var! Demsa Grup, Abdi İpekçi Caddesi'ne 3.550 m2 büyüklüğünde lüks mü lüks bir Brandroom açtı!




Bu taze mağazaya bir an önce uğramalı ne var ne yok bakmalı! Ama öncesinde bizi neler mi bekliyor? Salvatore Ferragamo, Diane Von Furstenberg ve Elie Tahari'nin monobrand mağazaları, Ashish, Balmain, Versace, Pal Zileri gibi 100'ün üzerinde marka! Erkek ve Kadın giyim, denim, çanta, aksesuar, parfüm ve çocuklarında lükse meraklı olanlar için de Lady Dior, Little Paul&Joe, Moschino ve D&G bile var!

İçindeki hayran kalınası tasarımlar bir yana Brandroom'un iddialı olduğu  bir diğer konu da mağazanın tasarımı. 2007 yılında 'Avrupa'nın En İyi İç Tasarımı Ödülü'nü alan Four IV tarafından dizayn edilmiş. Dünya markalarını butik sıcaklığında sunmayı amaçlayan mağaza pek havalı görünüyor :)




Abdi İpekçi  Cad. Polat Palas No:63 Maçka Tel:0212 241 60 49
Mağaza, haftanın altı günü 10.00–20.00 saatleri arası, Pazar günleri ise 12.00–20.00 saatleri arasında açık.

(Bu yazım zelfist.com'da yayınlanmıştır)


Liberty of London!

IMG_2723

İşte İngilizlerin en sevdiği ve sahiplendiği department store'lardan biri, Liberty of London! Bir ingiliz klasiği!

Regent Street üzerinde daha önce bahsettiğim COS mağazasının arasından girer girmez ahşap dekorlu binasıyla dikkatinizi çekecek. 4 katlı oldukça büyük bir mağaza! Tavsiyem en üst kattan başlayarak merdivenle inerek gezmeniz... En üst katta bulunan dekorasyon bölümü çok çok başarılı, insan oradaki her şeyi alıp evine götürmek istiyor :)

IMG_2713

Bu fotoğrafta bir halı mağazası imajı var ama öyle değil, gerçekten :) Balmain, McQueen, Donna Karan, Vivienne Westwood, Stella McCartney, Twenty8Twelve ve tabii ki Burberry bulabileceğiniz markalar arasında... Mağaza ortasında 4-5 mankenden oluşan düzenlemede tamamen Erdem kıyafetleri kullanıldığını görmek de çok hoştu!

Ayrıca ünlü tasarımcıların vintage koleksiyonlarının bulunduğu ayrı bir bölüm var, vintage severlere duyurulur :) Bir de genişçe bir gelinlik bölümü olduğu da dikkatimden kaçmadı! Karl Lagerfeld, Christian Lacroix tasarımı gelinlikler bile vardı!!!

IMG_2715

Ayrıca dikiş meraklısı iseniz inanılmaz güzellikte kumaşlar ve binbir çeşit dikiş malzemesi satılan bölüme de mutlaka uğramalısınız, benden söylemesi!

Kimilerine göre fazla klasik, demode hatta! Ama Liberty of London bu imajı kırmak için elinden geleni yapıyor. Markalarla işbirliği yapmayı çok seviyor mesela! MAC'in Liberty of London için yaptığı makyaj serisini hatırlayanlarınız olacaktır, Manolo Blahnik'in onlar için tasarladığı ayakkabıları da... Şimdi ise ünlü concept store Corso Como'nun hazırladığı koleksiyon ve Nicholas Kirkwood'un bu yaz için dizayn ettiği ayakkabılar mağazalarında...

Liberty turunuzu tamamladıktan sonra size tavsiyem arkasındaki kendinizi arka sokaklara atmanız! Özellikle Carnaby Street, trafiğe kapalı, değişik butikleriyle gezmesi pek keyifli bir cadde!

IMG_2721

Style Tricks'den hediyeler var!

Dedim ya, Londra'da gezerken, güzelim havada parklarda keyif yaparken sizi unutmadım ve elim dolu geldim! Size bir sürü hediye getirdim! :)

Style Tricks'in 1. yılı çoktaan doldu ama hiç bir kutlama yapamadım, fazlaca gecikmiş olmanın da etkisiyle sadece 1 değil 3 hediye ile kendimi affettirmeye çalışacağım! Bundan sonra 3 hafta boyunca Pazartesi günleri Style Tricks'de sizi yeni hediyeler bekliyor olacak, Perşembe günleri ise hediyeler sahibini bulacak!

Urban Outfitters benim en sevdiğim mağazalardan! Hiç bir şey almasam bile mutlaka girmeliyim, didik didik etmeliyim! :) Size bu güzelim kırmızı vintage esintili ama pek kokoş çantayı getirdim! Gece çıkarken takın, gündüz takın, ister yandan, ister çapraz asın, her halukarda süpper olacaksınız şüphe yok :)

Kırmızı olsun 5 kuruş fazla olsun diyenlerdenseniz işte kazanmak için yapmanız gerekenler,

1. Blogumun izleyicisi olmak (izle butonuna basarak google, yahoo ve twitter hesaplarınızla kolaylıkla izleyici olabilirsiniz)

2. 08 Temmuz Perşembe günü saat 13:00'e kadar bu yazıya bir adet yorum bırakmak

Kazananı random.org belirleyecek, o zamana kadar Buckhingam Sarayı muhafızları ona gözü gibi bakacak! Bol şans :)


Urban Outfitters

Londra'da uğramadan gelinmeyecek 3 mağaza! COS, Reiss ve All Saints!

Londra postlarından baymış olma ihtimaliniz yüksek ama az kaldı, hem Londra'ya gideceğiniz zaman 'ne iyi yapmış da yazmış' diyeceksiniz benim için :)

Hızlıca İngiltere'ye gittiğinizde bakmanız gereken 3 mağazayı sıralıyorum,

1. COS

COS, H&M'in bir üst segment mağazası! Zara'nın Massimo Dutti'si gibi düşünebilirsiniz. Çok ilginçtir ki H&M'in anavatanı İsveç'te bile mağazaları yok! Regent street üserindeki mağazaları oldukça güzel.

Mağazadan girdiğinizde her şey çok klasikmiş gibi görünebilir ama detaya indiğinizde bir çok trendin minimalist bir şekilde yorumlandığını görebilirsiniz.

cosregentstreetstore_1

2. Reiss

Kalitesi oldukça yüksek, fiyatları çok uygun olmasa da kalitesine göre kesinlikle uygun bir marka. Londra'nın dört bir yanında var, kesinlikle bakmaya değer...

Web sayfası da fikir verebilir.

reiss2


3. All Saints

Tarzıyla diğerlerinden kesinlikle farklı, bohem şık/spor tarzında bir marka. Mağazaları inanılmaz keyifli, özellikle çalışanların tarzı dikkatinizi çekecek, hepsi birbirinden stil sahibi :)

Biz oradayken tüm mağaza ve vitrinleri eski dikiş makineleriyle süslenmişti, çok beğendim! buraya bakmadan sakın gelmeyin :)

IMG_2549

Maison Martin Margiela 20. Yıl Sergisi!

Londra'da gittiğim bir diğer sergi de Maison Martin Margiela'nın 20. yılını kutlayan sergiydi.

Bilmeyenler için özet geçeyim, Belçikalı tasarımcı Martin Margiela, Antwerp Royal Academy of Fine Arts'tan 1980 yılında mezun olmuş. Jean Paul Gaultier için çalıştıktan sonra Hermes'in kadın koleksiyonunun başına geçmiş ve daha sonra kendi adını taşıyan markasını kurmuş.

Maison Martin Margiela(MMM) her zaman sıradışı işlere imza atmış ve en ilginç kısmı modacı hiçbir zaman basında yer almamış, roportaj vermemiş hatta defilelerin sonunda dahi podyuma çıkmamış!

Sergi, MMM'nin sadece 20 yıl boyunca yaptığı ikonik tasarımları değil, aynı zamanda bu tasarımların arkasındaki konseptleri de anlatan, insanın ufkunu açan bir sergiydi!

IMG_2764

MMM aslında 20. yılını 2009 İlkbahar/Yaz defilesiyle kutladı hem de defilenin sonunda podyuma çıkan bu pastayla! Pastanın kendisi de sergide vardı!

00420m

MMM'nın en ikonik parçalarından biri Japonlardan etkilenerek dizayn ettiği Tabi ayakkabılar,

IMG_2915

Sergiyi de bu Tabi izlerini takip ederek buluyorsunuz, benim gibi :)

IMG_2765

MMM'nın birçok defilesinde mankenlerin yüzleri kapalı idi, amaç tüm ilgiyi kıyafete çekmek!


MMM bir çok ilke imza atmış, eski kıyafetleri yeniden yaratarak yaptıkları tasarımlar, özellikle omuzlarda denedikleri farklı formlar bunlardan bazıları. Ayrıca boyama, MMM için önemli tasarım araçlarından biri. Ayakkabı, ceket, gömlek gibi bir çok kıyafet beyaza boyanmış! Buna ilham veren fikir ise zamanla boyaların dökülüp giysilerin kendi renklerinin ortaya çıkacak olması ve geçmişten hiç bir zaman kaçılamayacağı gerçeği!

Ünlü kırmızı İngiliz telefon kulübesi bile beyaza boyanmış, zaten sergide de heryer bembeyazdı!

maison-martin-margiela-20-exhibition-recap-event-9

Markanın en büyük imzalarından biri de beyaz dört tarafından beyaz dikişlerle tutturulmuş etiketi. 4 tarafındaki beyaz dikiş çoğu zaman dışarıdan da görülebiliyor.

Markayla ilgili hemen hemen her şey çok ilginç ama bana en ilginç gelen şeylerden biri mağazalarıyla ilgili! MMM'nın mağazaları hiç bir zaman ünlü alışveriş caddelerinde veya merkezlerinde açılmıyor. Her zaman müşterilerin biraz çaba sarf ederek özel olarak gideceği yerlerde yer alıyor. Bu politikasıyla MMM aslında tüm pazarlama kullarını alt üst etmiş bence!

Maison Martin Margiela'nın en ikonik parçalarından oluşan bölümden bir fotoğraf, en sağdaki beyaz önlük MMM çalışanlarının her zaman giydiği Blouse Blanche adı verilen önlük. Bunu özel günlerde tüm çalışanlar giyiyor ve takım ruhunu desteklediğine inanıyorlar...

maison-martin-margiela-20-exhibition-recap-event-10

Sergi girişinde sizi karşılayan, MMM çalışanlarının fotoğraflarından uyarlanarak yapılmış strafor heykel,

maison-martin-margiela-20-exhibition-recap-event-3

MMM, 1996 yılından bu yana koleksiyonlarında fotografik baskılar kullanmış. Aşağıdaki ise 2009 İlkbahar/Yaz koleksiyonundan bir örnek,


Martin Margiela'nın en büyük özelliklerinden biri de kesim ve kalıpta çok büyük bir usta olması! Sergide üretim aşamalarıyla ilgili de bir sürü şey vardı.

MMM, koleksiyonunda AIDS'le mücadeleyi vurgulayan t-shirtler de bulunuyor. Bir tanesinin baskısında şunlar yazıyor.
'There is more action to be done to fight AIDS than to wear this t-shirt but it's a good start'
'AIDS'le savaşmak için bu tişörtü giymekten yapılabilecek daha iyi şeyler var ama bu da iyi bir başlangıç'


Serginin son bölümünde de defile videolarının ve farklı çekimlerin gösterildiği bir bölüm vardı, burda aynı zamanda MMM'nın uzun süredir müşterisi olan 3 kişinin kendi stylingleri ile yaptığı çekimler vardı... Bence oldukça güzel düşünülmüş!

Serginin konsepti de MMM kadar ilgi çekici ve orjinaldi! Moda dünyasında farklı bir duruş sergilemiş ve bir sürü şey kazandırmış bu sergiyi gezmekten çok mutlu oldum :) Bu arada sergi, Londra Moda Haftası'nın da yapıldığı Somerset House'daydı. Ortada bulunan avluda yerden fışkıran sularla oynayan bir sürü çocuk pek güzel bir manzara oluşturuyordu :) Sergi 5 Eylül'e kadar devam edecek...

IMG_2762


(fotograflar:hypebeast, style.com)

Londra'nın moda vahası: Dover Street Market!

Modaya aşığım, Londra'dayım ve tek bir mağazaya gitme hakkım var hangisine gideyim? diye sorarsanız, size cevabım kesinlikle Dover Street Market olur! Alışveriş yapmak için değil belki ama kesinlikle görmek için!

İsmindeki 'Market' sizi yanıltmasın, bir pazarla karşılaşmayı beklemeyin :) Burası Comme des Garçons'un ünlü konsept mağazası. Paris'teki Colette'den bahsetmiştim daha önce, burası Londra'nın Colette'i olarak görülüyor, kimileri Dover Street Market'ı daha çok seviyor, kimileri Colette'i!

gf01

Sadece Comme des Garçons tasarımları yok, 50'den fazla tasarımcının kıyafetleri, aksesuarları, ayakkabıları var! Erdem, Hussein Chalayan, YSL, Lanvin, Giambatista Valli, aklınıza kim geliyorsa... bu kadar da değil, kitap, cd, parfüm, neler neler! Mağazayı en özel kılan şey ise dekoru, yerleşimi, atmosferi! Dekorasyonun ilgi çekiciliği ve tasarımların muhteşemliği bir arada başınızı döndürmeye yertiyor da artıyor bile :)

Comme des Garçons'un yaratıcısı Rei Kawakubo, mağazayı yaratırken farklı tasarımlarım güzel bir kaos içerisinde birbirleriyle etkileşim halinde olacakları bir mağaza yaratmayı hedeflediğini söylemiş, bence bunu kesinlikle başarmış. Kendi web sayfalarından size ortamı özetleyecek bazı fotoğraflar koydum, bakın bakalım siz ne düşüneceksiniz :)

3f01

2f05

gf03

Mağazanın en önem verilen ve herkesçe takip edilen yerlerinden biri vitrini fakat biz gittiğimizde indirim olduğu için vitrin bomboştu. En üst katta bulunan kafenin tatlıları ve çayları da oldukça meşhur!

4f02

En yakın metro durağı Green Park, buradan Dover Street'e yürüyerek 5 dakika içinde ulaşabilirsiniz.

(fotograflar: doverstreetmarket.com)

Londra'yı anlatıp Harrods'dan bahsetmemek olmaz!

IMG_2536

Londra'yı anlatıp da Harrods'dan bahsetmemek olmaz! Burası dünyanın tartışmasız en ünlü department store'u! Sadece alışveriş yapma amaçlı değil, turistik amaçlı da gidilen dev bir mağaza. Turist ziyaretlerinde ünlü saat kulesi Big Ben'le bile yarıştığı söyleniyor!

2000 m2 büyüklüğündeki bu mağazada aklınıza gelebilecek tüm lüks markalar var. Kadın, erkek, aksesuar, kozmetik, parfüm, yemek, şarap, çay, hediyelik, havlu, çarşaf, neler var neler... Sadece pahalı şeyler var diye düşünmeyin, 4.katta bulunan Way in trendy fashion bölümünde Miss Sixty, Warehouse, All Saints gibi markalara bakarak normal fiyatlar ödeyerek eliniz dolu ayrılabilirsiniz.

Biz oradayken 50% indirim vardı, özellikle kozmetik ve parfüm bölümü uğramaya değerdi zira içeride yaşanan mücadeleden de bunu anlamak mümkündü :) Güneş gözlüklerinin bulunduğu kısımda da her şey kapanın elinde kalıyordu! Ben de kendime Marc by Marc Jacobs bir güneş gözlüğü kaptım :)

IMG_2517

En alt katta bulunan hediyelik bölümüne kesinlikle uğramalısınız. Harrods çayları, bisküvileri güzel kutularıyla hediye almak için ideal. Hem keyifli hem hesaplı.

Yemek bölümleri de kesinlikle bakmaya değer, aç olmasanız bile iştahınız açılacak emin olun. Hava güzelse buradan aldığınız yiyecekleri paketletip Hyde Park'a giderek çimlerin üzerinde yayılarak yiyebilirsiniz!

Ünlü Harrods ayısı, 1900 Pound verirseniz sizin olabilir :)

IMG_2514

İnanması güç ama 1834'te küçücük bir çay dükkanı olarak kurulmuş mağaza, zamanla büyüyerek ve defalarca el değiştirerek bugünkü halini almış. Muhammed El fayed geçtiğimiz ay 1.5 Milyar Pound'a Harrods'ı Katar Holding'e satmış. Muhammed El Fayed, biliyorsunuz Lady Diana ile trafik kazasında hayatını kaybeden sevgilisi Dodi El Fayed'in babası. El Fayed, Diana ve Dodi için bir anma köşesi oluşturmuş. Bir de herkesin yazabileceği anı defteri var, deftere notunuzu bırakırken daha önce yazılmş notlara da göz atmadan ayrılmayın, ilginç şeyler okuyacağınıza bahse girerim!

IMG_2513

Ben indirimde bile 2000 Pound'a düşmüş Matthew Williamson elbiselerin arasında kaybolmuşken eşim de çaktırmadan (İngilizler pek kızar böyle şeylere :) bu fotoğrafları çekmiş sizin için, koymamak olmaz :)

IMG_2522

IMG_2524

IMG_2534

Harrods ile ilgili bazı eğlenceli bilgiler,

  • Yoğun bir günde mağazayı 100.000'den fazla kişi ziyaret ediyormuş!
  • İlk yürüyen merdiven 1898'de Harrods'da kullanılmış!
  • 1927'de Harrods'ın sahibi ile Selfridges'ın sahibi kimin daha çok kar elde edeceği ile ilgili iddiaya girmiş. Selfridges kaybetmiş, bunun anısına Harrods'a hediye ettiği gümüş plaket halen alt katta sergileniyormuş.
  • Harrods daha önce bir defa 62,000 Pound değerinde safir ve elmas taşlarla süslenmiş ayakkabıyı koruması için Mısır'da kobra yılanı getirtmiş!!! 
(via LDNFashion)

İngiliz Ayakkabı Markası : Office London

Office London, İngiltere'nin trendy ve üstelik uygun fiyatlı ayakkabı mağazalarından biri. Sıkıcı ismine rağmen modelleri oldukça renkli ve çeşitli!

Daha önce Fransa'nın Nine West'i Jonak'tan bahsetmiştim. Office London'da İngiltere'nin Nıne West'i unvanını aldı benim gözümde. Clog, babet, wedge, oxford, hangi model ayakkabı isterseniz bolca çeşit var! Sadece kendi markaları değil, farklı bir çok markayı da satıyorlar. Tiger, Hunter, Havaianas, Nike, Adidas bunlardan bazıları. Nike'ın Office için tasarlayıp ürettiği özel modeller dahi bulunuyor. Bir çok yerde mağazaları var hatta bazı department store'larda da satılıyor, en büyük mağazası tabii ki Oxfor Street üzerinde olanı.

Bu arada gördüğüm kadarıyla İngiliz bir çok marka sosyal medyada oldukça ileride. Markaların blogları, twitter hesapları oldukça aktif çalışıyor. Office'in blogu da güzel bir örnek olabilir buna. Ayrıca ilgilenenlere Office internetten de satış yapıyor ve anladığım kadarıyla Türkiye'ye de gönderimleri var. Ben internetten alışveriş yapmayı sevememiş biriyim ama sevenler için bakmaya değer...


IMG_2508

Jack Wills Türkiye'de de Olsa!

Londra'da radarıma takılan ve mağazasında keyifle zıp zıp gezdiğim bir marka oldu, Jack Wills! Yolunuz düşer de sokaklarda pembe lacivert çizgili poşetlerle dolaşan insanlar görürseniz onların, Jack Wills'ten çıkmış zevkli insanlar olduğunu anlayabilirsiniz!

Ben mağazaya girer girmez Urban Outfitters'a benzettim, genelde Abercrombie & Fitch'in İngiliz versiyonu diyor herkes ama kendileri çok kızarmış! Tamamiyle İngiliz tarzını yansıtmak gibi bir vizyonları varmış!

Alabildiğine sweat shirt, eşofman ve çok sayıda farklı spor ayakkabı bulabilirsiniz mağazada ama kızlar için kabarık etekler, elbiseler bulmak da mümkün ama hepsi spor kumaşlardan. Özellikle erkek koleksiyonlarını oldukça başarılı buldum, ilgilenenlere duyurulur!

Üç katlı mağazanın dekorasyonu da inanılmaz eğlenceliydi. En alt katında kocaman bir araba, rahat koltuklar, sıra sıra Mac bilgisayarlar ve ücretsiz internet, en üst katta banyo temalı eğlenceli dekorlar... Hiç bir şey almasanız da gezmesi oldukça keyifli bir mağaza!

Keşke Türkiye'de de olsa ama maalesef sadece İngiltere, İrlanda ve Amerika'da mağazaları var o yüzden buralara giderseniz kaçırmayın!

IMG_2416

IMG_2412

IMG_2407

IMG_2411

IMG_2408

IMG_2414
Related Posts with Thumbnails