FASHION'S NIGHT OUT 2010


2010'da Fashion's Night Out (FNO) tekrarlanıyor! Hatta tarihi bile belli, 9 Eylül 2010. Belli ki FNO da Moda Günleri kadar rutin hale gelecek.

Katılan ülkeler arasında Türkiye yok. Henüz! Bence bu tarihten önce Türkiye'de katılan ülkeler arasında yerini almalı! Önemli moda gelişmeleri yaşadığımız bu günlerde çok şık bir gelişme olur! Bu da Türkiye Vogue'a düşüyor...  Ne de olsa Vogue öncülüğünde yapılan bir organizasyon...

Gelişmeler burada!

DERİMOD KAMPANYASI



Derimod eski deri ceketlerinizi 200 TL'ye alıyormuş. Hiç fena değil aslında! Web sayfalarında herhangi bir bilgi yok henüz...

Derimod demişken yaşadığım tecrübeden bahsetmeden geçemeyeceğim. Geçen sene Derimod'dan bir deri ceket aldım (690 gr ağırlığında diye pazarlanan ince ceketlerinden) Hazin bir kaza sonucu ceketimin kolu yırtıldı, tamir edilmesi için mağazaya geri götürdüm. Deyim yerindeyse beni neredeyse süründürdüler! Ceketimin tamiri aylar sürdü sonuçta değiştirilen koldaki renkle ceketin kendi rengi hiç tutmuyordu...

Hem kampanyayı duyuruyorum hem de bunları anlatıyorum biraz komıik oldu ama napalım. Siz siz olun deri ceketinize iyi bakın özellikle ince deriler çok hassas olabiliyor...

H&M / JIMMY CHOO / SONIA RYKIEL

Jimmy Choo'nun H&M için yaptığı koleksiyonu Tamara Mellon anlatıyor. Ben de deri elbiseye bayıldım, burdan göründüğü kadarıyla tüm koleksiyon çok güzel gözüküyor aslında



Aşağıdaki ise Sonia Rykiel'in H&M için yapacağı koleksiyonun ilk reklamı. Noel civarı çıkacak koleksiyon nasıl olacak bakalım...


GARDIROP DETOKSU



Ayakkabılık temizliğinden sonra bugün de dolap temizliğine soyundum!

Şahane oldu! Açık söyleyeyim, tipik bir Başak burcu olarak bu konuda çok başarılı buluyorum kendimi :) O yüzden sizlerle uyguladığım yöntemleri paylaşmaya karar verdim.

Öncelikle dolabımı tamamen boşaltıyorum
İçini bir güzel temizliyorum, havalandırıyorum.
Kıyafetlerimi güzel güzel katlayarak geri yerleştiriyorum.
    Buraya kadar her şey normal, önemli olan nokta şu, son 1-2 sezondur giymediğim veya giydiğimde hoşlanmadığım her şeyi bir kenara ayırıyorum.

    Yerleştirme işim bittikten sonra kenara ayırdıklarıma dönüyorum. Hepsini teker teker giyiyorum! (üşenmek yok!) Neden giymediğimi buluyorum ve ona göre ne yapacağıma karar veriyorum. İşte size bununla ilgili tüyolar;



    a) Giydiğimizde "Aaa ne güzelmiş ben bunu niye hiç giymiyorum" diyorsak onu dolabımıza daha görünür bir yere koyuyoruz...

    b) Hala yepyeni, kaliteli ama modası geçtiyse 2 seçeneğimiz var;
          1. Tadilat ile güne uyarlayabilir miyiz ona bakıyoruz
          2. Dolapta arkalara köşelere bir yere saklıyoruz, mutlaka tekrar moda olacak, sabırla o günü bekliyoruz :)

    c) Eskimiş, solmuş veya yırtılmış, tamiri mümkün değilse elden çıkarıyoruz... Duygusal davranmak yok, bunu bana 20. doğum günümde en yakın arkadaşım almıştı, bunu giydiğim gün Mert'le tanışmıştım filan diye ağlamıyoruz... :)

    d) Elden çıkaracağımız ürünlerle ilgili bir tüyo daha var, düğmelerine aksesuarlarına, kumaşına alıcı gözüyle bir bakıyoruz, oradan bir DIY (Do it yourself) projesi çıkabilir!

    e) Son bir durum daha var. Diyelim ki bir pantolonunuz var, modaya uygun, gayet yeni amaaa size tam yakışmıyor, ne zaman giyseniz içiniz pek rahat etmiyor aynaya bakıp duruyorsunuz belki dışarı çıkmadan değiştiriyorsunuz her seferinde... Bu grup vücut tipinize uymayan kıyafetler...  Belki çok modaydı, belki yanımızdaki arkadaşımız çok güzel oldu dedi... Üzgünüm ama bu parçaları da elden çıkarıyoruz... :( Moda olan her şey hepimize göre değil maalesef...

    Neyse çok uzattım galiba, bunlar benden nacizane trikler ;) Kolay gelsin :)

    (fotoğraf www.picture-book.com'dan)

    LUSH IN A RUSH!


    Çok sevdiğiniz bir arkadaşınızın doğum günü ve hediye alacak vaktiniz bile yoksa hemen çözümü açıklıyorum, LUSH!

    Lush'ı sevmeyeniniz var mı? Ben bayılıyorum mağazalarına, içerideki kokuya, renklere, herşeye! Tüm ürünleri doğal, zaten kokularından belli bence!

    Şimdi yeni bir uygulama başlatmışlar, 4 saat içinde istediğiniz adrese hediyenizi ulaştırıyorlar! Mağazaya uğramadan internetten de halledebiliyorsunuz bu işi. Buraya tıklayarak :) Internetten yapılacak alışverişlerde de 5% puan kazanıyorsunuz...

    Ben bu hediyeyle mutlu olmayacak birini tanımıyorum, siz?

    BENİM GÖZÜMDEN FASHIONABLE ISTANBUL!


    1. Gidemedim

    2. Herkes modacıların daha önce sundukları koleksiyonla çıkmasından şikayetçi, ne yani İstanbul için 1 ayda yeni koleksiyon mu hazırlayacaklardı? (Düzeltme : Cavalli hariç! o suçlu!)

    3. Gidemedim

    4. Katılanların kıyafetleri kılıkları nedir öyle bence tam bir fiyasko, sonradan görmelikten başka bir şey değil. Dünyanın hiçbir yerinde insanlar defileye giderken bu kadar süslenmez!

    5. Gidemedim

    6. Bence tasarimcilar burada olanlara şaşıp kalmıştır, izdiham, gelenlerin yarım saatte yerleşememesi, kırmızı halı'da herkesin birbirini gözleriyle yemesi, abartılı kıyafetler...vs.

    7. Gidemediğim için huysuzlanıyor olabilir miyim acaba? Yok zannetmiyorum yazdıklarımın hepsi doğru nede olsa :)

    Şaka bir yana İstanbul'un dünya moda platformunda var olabileceğini gösteren bir etkinlikti bence, bu kadar büyük isimlerin ülkemize gelmesi gurur verici ama neticede ben gidemedim! (Söylemiş miydim? :)

    MY OTHER BAG IS HERMES!




    Ben bu çantayı görünce çok güldüm! :) Tasarımcı, Jessica Kagan Cushman imiş! Web sayfasına da girip baktım, bu esprili tasarımların devamı olmalı diye düşündüm, yanılmamışım aşağıdaki bileziklere rastladım ve çok beğendim.

    Her zaman yazılı şeylere bayılmışımdır, üstünde yazanlar eğlenceli ise de ne ala! :) Bu bileziklerden yanyana bir sürü takabilirim :)
    Sizin için üstünde yazılı olanları altına not ettim.

    Does this bracelet make me look fat?



    It wasn't me. It was my evil twin.


    MİMLENMİŞİM!

    Uyduruk prenses'cim beni mimlemiş!  Hemen cevap veriyorum sorulara :)
    1. Bloga neden bu ismi verdin?
    Bloguma başladığımda ilk amacım moda ve stil ile ilgili trikler paylaşmaktı o yüzden style tricks koydum ama zaman içinde benim moda günlüğüm haline geldi. Moda ile ilgili yaptığım, bildiğim, öğrendiğim, düşündüğüm her şeyi yazar oldum. Daha da güzel oldu bence :)
    2. Blog yazarken star tribiyle istediğin olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?

    Suyum olmadan oturmam genelde bilgisayarın başına, ayaklarımı uzatabilirsem de daha bi mutlu olurum :) Bunlar olmasa da yazarım ama blog yazarken tek istediğim rahat rahaaat vaktim olması ...
    3. En son satın aldığın garip şey?

    Çok garip değil ama Prag'ta Hard Rock Cafe'den Martini bardağı aldım. Evde su içiyorum kendisiyle :) Sormayın çok havalıyım :) 
    4. Şeker gibi olduğun anlar?

    Kısa zaman içinde tatile veya daha önce gitmediğim bir yere, yeni bir ülkeye gideceksem çok şeker olurum. Tadımdan yenmez :)
    5. Arkadaşım artık sormayın şunları dediğin şeyler?

    Evli ve çocuğu olmayan birçok kız gibi "Ne zaman çocuk yapacaksınız?" sorusu! Sanki onlar bakacak :)
    6. Aynaya bakınca gördüğün?

    Yaşı ilerledikçe annesine benzeyen güzel bir kız :) (Vallahi kendini beğenmiş değilim herkes öyle diyo :) eh bende katılıyorum :)
    7. Kendini okutan blog dediğin?

    Bana daha önce bilmediğim duymadığım şeyler anlatan, uzun metinlerle değil eğlenceli kısa yazılarla istediklerini ifade eden, içten olan.

    8. Bu blog sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
    Alışveriş yapıyorsa İstinye Park'ta, hafta içi gündüzleri Pera'da, hava güzelse sahilde, haftasonları ise kim bilir nerde... :)


    Şimdi ben deeee blogunun bir benzeri olmadığını düşündüğüm ve bu girişiminden dolayı takdir ettiğim  Ozan Alçın'ı mimliyorum!


    Sevgiler :)



    HUMANIC



    Are you shoemanic?

    Eveeet dediğinizi duyar gibi oldum :) O zaman işte size bir mağaza önerisi daha, Humanic!

    Bu da Prag'ta keşfettiğim bir mağaza. Almanya, Avusturya, Romanya, Çek Cumhuriyeti gibi toplam 10 ülkede mağazaları bulunuyor...

    Birçok farklı markanın ayakkabılarını satan kocaman bir ayakkabı cenneti düşünün! Sloganı da "Are you shoemanic?" Tam da doğru yere gelmişim dedirtiyor insana :)

    Görünce hemen tanıyın diye sizın için Prag'taki mağazalardan birinin fotoğrafını çektim,



    Ayrıca ben bu bootie'leri orada bir kızın elinde görünce tam bir shoemanic oldum :) (bu kelimeyi çok sevdim galiba devamlı kullanıyorum :) Hemen kendisinden yerini öğrenip denedim ve bayıldım! Yani anlayacağınız ben bu mağazadan pek mutlu ayrıldım size de tavsiye ederim :)



    PROMOD



    Promod'la Prag'a ilk gidişimde tanışmıştım. Fakat kendisi aslen Fransız markası! Promod için Fransa'nın Zara'sı veya H&M'i diyebiliriz...

    Yukarıdaki Prag'ın merkezindeki mağazaları... Vitrindeki yansımalardan Prag'ı dikizleyebilirsiniz :)
    45 ülkede toplam 760 mağazaları var fakat henüz Türkiye bunların arasında değil. İnternet üzerinden satışları da mevcut fakat sadece Avrupa Birliği ülkelerine :(

    Bu yüzden yurt dışına çıktığınızda bir Promod bulup bakmalısınız! Ben geçen sene aldığım aşağıdaki elbiseyi resmen forma yapmıştım, o kadar çok giydim ki...



    Son olarak aşağıda bu sezondan seçmeler bulabilirsiniz. Markanın takı ve aksesuarları da iddialı haberiniz olsun...



    Related Posts with Thumbnails